Elon Musk, İnsan Beynine Çip Taktı




    Geçtiğimiz günlerde Elon Musk’a ait Neuralink isimli şirket, insan beynine çip takma deneyinin başarıyla sonuçlandığını ilan etti..Yoruma geçmeden önce çip ve insan beyni hakkında birkaç şey söylemek istiyorum. 
    Çip, bir çeşit bir devre kartıdır. Genellikle  elektrik sinyallerini işlemek, depolamak veya iletmek amacıyla kullanılmaktadır. 
                                                                                

       Biyolojik bir madde ve yapı olarak  ise insan beyni, ortalama 1,5 kğ ağırlığında olup, merkezi sinir sisteminin ana organıdır. Beynimiz çoğunlukla yağ ve proteinden oluşur. Başlıca 4 bölüme ayrılır. Bunlar beyin, beyincik, beyin sapı ve ara beyindir. Beyin oksijen ve glukozı enerji olarak kullanır. Beyin Frontal, parietal, oksipital, Temporal ve Serebellum olmak üzüre 5 lobdan oluşur. İşlev olarak insan beyni, sinirler ve omurilik sayesinde merkezî sinir sistemini kontrol eder, çevresel sinir sistemini yönetir ve hemen hemen insanın tüm işlevlerini düzenler. Kalp atışı, soluk alma ve sindirim gibi istemsiz eylemler, otonom sinir sistemi yoluyla farkına varmadan beyin tarafından yönetilir. Düşünce, mantık ve soyutlama gibi daha karmaşık zihinsel eylemler ise bilinçli olarak beyin tarafından yönetilir.
                                                                                        


     İnsan beyninde tahminen 85 milyar civarında nöron bulunur. Bu nöronların bir kısmını bilinçli faaliyetlerimiz için kullanıyoruz ama çok büyük bir kısmı bilinçaltı süreçler için iş görüyor. Form olarak nöronların her biri kendi aralarında ağaçlarla dolu bir orman ya da kablolarla donatılmış bir telefon şebekesi, internet ağı şeklinde on biner küsur farklı bağlantı ile ilişki ağı şeklindedir. Beyin bu internet ağı şeklindeki yapı üzerinden nöron adı verilen özel hücreler aracılığıyla bilgi alış verişinde bulunur. Nöron hücrelerin baş kısmına soma deniyor. Nöronlarda somadan dışarıya doğru uzayan kollara dendrit, somadan başka nöronlara doğru uzayan ince uzun kola da akson deniyor… Dendritler ve akson uçları dinamik bir şekilde etkileşip ayrılabiliyorlar, bu şekilde beyinde milyonlarca bağlantı kuruluyor. Bağlantı noktalarına sinaps adı veriliyor. Sinir sistemimiz, nöron devrelerinin oluşturduğu dev bir ağdan oluşur. Nöronlar arasında veya bir nöron ile başka tür bir hücre arasında iletişimi sağlayan kimyasallara  nörotransmiter adı veriliyor.  Sinir sistemi boyunca sinirsel sinyaller bu kimyasal taşıyıcılar aracılığıyla iletilir. Sinir hücreleri arasındaki bağlantı ve sinyal aktarımı ise sinaps denilen ve iki sinir hücresi arasında bulunan bölgelerce sağlanır. Bu bağlantı bölgelerinde sinyalin geldiği nörondan salgılanan nörotransmitterler, karşıdaki nöronun hücre yüzeyinde bulunan protein reseptörlerince algılanarak sinyalin bu hücreye aktarılmasını sağlarlar…Nöron hücreler elektrik sinyalleri aracılığıyla gerek vücut içiresinden gerekse dışarından gelen bilgilerin dağıtımını sağlarlar.
                                          

        Elon Musk'ın şirketi olan Neuralink, robot bilgisayarlar tarafından üretilen özel ve çok ince elektrik kablolarını kafa derisinin altından beyne bağlayıp ardından nöron hücreler tarafından üretilen elektrik sinyallerini toplayıp kodlayarak çipe aktarmayı ve ardından bu çip üzerindeki kodlanmış sinyalleri algoritmalar aracılığıyla çözümleyerek arayüz şeklindeki bir cihaza ya da uygulamaya aktarmayı başardı… 
         Yazıyı çok karmaşık ve teknik bulanlar için olayı şu şekilde tarif etmek istiyorum....Neuralink şirketi, beynimize girerek düşüncelerimizi, duygularımızı ve irademizi kontrol etmenin öyle ya da böyle "başarılı" bir yolunu buldu… 
    Elon Musk, bu teknolojik buluşun felçli ve engelli hastaları iyileştirme tedavinde kullanılmak amacıyla üretilip geliştirdiğini duyurdu. Bu buluşun bilim, teknoloji ve tıp literatürü ve tarihinde ayrı ve çok özel bir yere sahip olduğu kuşku götürmez. Bu buluş insan sağlığı açısından da ayrı bir yere ve öneme  sahip ve bir çok hastaya çare olacak nitelikte tıbbı değere taşıyor.  Elon Musk, Bilim, Teknoloji ve Tıp tarihinde artık bir marka ve efsane oldu sayılır. Ancak bu yeni buluşun kullanımının sadece sağlık endüstrisiyle sınırlı kalacağını düşünecek kadar saf olduğumuz dönemler maalesef çok çok geride kaldı...Bilim ve mühendislik tarihinden ve geçmiş tecrübelerden sabittir ki, her yeni buluşun insanlığa katkı ve yararları olduğu kadar Dünya barışına ve insan sağlığına zararları ve riskleri de bulunduğu artık yadsınamaz bir gerçek. 20. yy ın başında atom üzerine yapılan buluşların 2. Dünya savaşı sonrasında nelere yol açtığı herkesçe malum. Ayrıca Musk, bu konuda fazlasıyla kötümser düşünmemize neden olacak bir kaç beyanda bulunmuştu. Bir demecinde, cip teknolojisi ile yapay zeka teknolojisini birleştirmeyi amaçladığını ve bunun için girişimlerde bulunduğunu  ifade etti.  Yani Musk, gelişmiş bir bilgisayar zekası ile doğal insan zekasını "ortak bir bedende" birleştirmek istediğini düşündüğünü söyledi. Bence artık konu, Musk'ın kişisel kariyerinden ve teknolojik buluşların öneminden çıkma riski taşıyamaya başladı. Zira böyle büyük bir buluş sadece teknolojik gücü değil aynı zamanda ekonomik, politik ve askeri gücü de ima etme değeri taşıyor. Bu anlamda, bu buluşun zaten küçülen Dünya ekonomisi ile birlikte hali hazırda kutuplaşmış ve gergin olan Dünya siyasetinin tansiyonunu biraz daha artıracağını düşünüyorum. 
        Yanlış anlaşılmasın, Dünyanın Güneşin etrafında döndüğünü öne süren bilim insanı Galileo'yu bu iddiasından vazgeçmeye zorlayan dogmatik zorbalarla birlikte anılmak istemem ama böyle potansiyel bir teknoloji onu elinde bulundurmayan , ona fazlasıyla uzak olan ülke ve insanların aleyhine açık sonuçlar doğuracaktır. Bu yeni teknoloji, ülkeler ve insanlar arasındaki ekonomik, siyasi ve askeri eşitsizliği ve adaletsizliği daha da arttıracaktır diye tahmin ediyorum. 
       Tüm bunlarla birlikte Neuralink’in yeni teknolojisinin, BM insan hakları evrensel bildirgesinde teminat altına alınan temel ve hak ve hürriyetleri tehdit etme potansiyeli çok fazla, ayrıca insan beynine dolaylı olarak müdahale bireysel mahremiyeti ve zihinsel özgürlüğü kısıtlama anlamına da geliyor… 
        Haberin üzerinden birkaç gün geçti ama olumlu ya da olumsuz politik tepkiler ve değerlendirmeler neredeyse yok gibi…Acaba Dünya liderleri bu çipin buluşunu, fritöz makinesinin icadı gibi bir şey mi sanıyor, anlamadım… Sonuç olarak artık insanlığın içerisine resmen çipli bir “cin” girdi, bu cin iyi olanlardan mı, yoksa kötü olanlarından mı bekleyip hep birlikte göreceğiz…

Bu blogdaki popüler yayınlar

Benlik ve İzlenim Algısı

Kuantum Evreni ve Deterministik yasalar arasında Özgür İrade Problemi

Entropiden Harmoniye; Sanatın Anatomisi